http://esiyo.net - uordek.essiyoo.each { |yazi| esiyo.net << yazi }

Süper, Yazılımların Türkiye uyumluluk testleri

17.02.2008, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Genel ağ üzerinde öyle deli divane gezerken gördüm, paylaşmak istedim bu çok iyi yazıyı.

Çoklu dil desteği olan (Örneğin İngilizce, Türkçe, Almanca..vb.) yazılımları geliştiren arkadaşların kontrol etmesi gerekenleri çok güzel bir şekilde listelemiş, sorunları anlatmış, çözümlerini vermiş. Örnekler .NET (C#) üzerinden ama bu ayrıntıya takılmayalım önemli olan problemleri size hatırlatması ve çözüm bulması.

Teşekkürler Jeff Moser. (Thank you Jeff Moser).
Does your code pass Turkey test.

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar Yorum yok »

Kasım Ayı Ezdi Geçti

29.11.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhaba arkadaşlar,

Bu aralar evde ve iş yerinde oldukça yoğun ve yorucu bir dönem geçiriyorum. Özellikle Vodafone’da oldukça sert bir dönemi geride bıraktık ama başarı ile bıraktık :) yani en azından teşekkür maili aldık, bizi bu kadar yoran şey ise Vodafone’un yeni özelliği “Tek Fatura” (Single Invoice), işin büyük kısmı Fatura üzerinde olduğu için canımız çıktı diyebiliriz, ama başarının verdiği o güzel hazzı, projenin son gününden 1-2 gün önce tatmayı başardık. Üstelik Vodafone IT departmanı 2 sene sürmesi planlanan bir değişim sürecine girdiği şu sancılı günlerde yaptık bunu :) kolay iş değil yani…. Yoğunluk diyorum, diyorum ama aklınızda soru işareti oluşmasın, tüm bu çalışma boyunca (6~7 yıldır olduğu gibi) ben hiç fazla mesai yapmadım, çalışma arkadaşlarımdan Salih Diler ise, sadece birkaç gün fazla mesai yaptı.

Hayatımdaki yoğunluğun Vodafone kısmı bu şekilde devam ederken, dertsiz başıma bir de yeni televizyon alma derdini eklendim, sanki sizleri duydum “iyi halt ettin” mi dediniz ? Eh teknoloji ile ilgileniyoruz yaa, bu işlerden anlıyoruz yaa.. öyle gözümüzü kapatıp “aaaa bu televizyon güzelmiş, hemen alalım şunu” diyemedik, 2 hafta boyunca girmediğim site, okumadığım yazı, bakmadığım özellik açıklaması kalmadı, üzerine bir de işin felsefesine kaçtık, fiyat performans çıkartırken mantık çercevesinde her bir özelliğin ne kadar edeceğini bulmaya çalışıp, bu özelliklerin fiyatları ne kadar etkilediklerine baktım, inceledim.. falan filan.. uzun uzun yazmadan hemen sonunu söyleyeyim, gözümü kapadım ve Sony Bravia aldım… aldıktan sonra “bu işi baştan yapsaydım” dedim :)

Öncelikle birşeyi belirtmek zorundayım, şu plazma ve lcd tartışmaları artık gözümde son buldu. Şöyleki tüm özellikler artık birbirlerine denk gibi, fakat en ayırt edici özellik LCD’lerin daha az elektrik yakması (Çevreye duyarlı bir vatandaş olarak bu benim için çok önemli) ve yüksek çözünürlüğe sahip olmaları. Özellikle LCD’lerdeki parlaklık sorunuda çözüldükten sonra (Kontrast Oranı 5000:1′den düşük almayın, hatta yanına yaklaşmayın, tersini söyleyen kişiye inanmayın) LCD, plazmanın önüne geçti. Özellikle son teknoloji LED LCD’ler ve 100 Hz’lik LCD’ler tam bir sanat eseri. Cebinizde 10.000 YTL’niz var ise Samsung’un bir modeli var.. kaçırmayın derim, benim yoktu kaçırdım bir dahaki bahara artık.

İşin felsefi tarafını özetlemek gerekir ise, bir televizyona 3000 YTL’den fazla verilmez. Bu tarihte (Kasım 2007′de) Full HD almanın bir anlamı yok Blue-Ray veya HD-DVD sistemlerinin yaygınlaşması gerekiyor. Fakat 1080i girişi destekleyen bir model almalısınız.

Ek bir bilgi olarak http://www.istanbulbilisim.com.tr adresinden modellerin detaylı bilgileri bakabilirsiniz, fiyat olacak pek cazip bir site olmasada, diğerlerinden daha fazla model ve özellik açıklamaları bulabilirsiniz.

Bir de Amerika’da birkaç arkadaş var ki, bu aralar canımıza okuyorlar :) Ahh şu Stanford’lu gençler yok mu…

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam Yorum yok »

Diziler (Uzmanlar için)

13.11.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Uzun süredir herhangi bir yazı yazmıyordum, arkadaşlar arasında konuşurken "neden yazmıyorsun" gibi sorulara maruz kaldım, "eee dedim yazacak pek bir şey kalmadıki, ben ruby veya yazılım ile ilgili konularda yazıyorum" dedim. "eğer herhangi bir konuda istek gelir ise o konuda yazarım ama, şimdilik böyle bir konu yok" dedim. Dedim de hemen cevabı yapıştırdılar suratımın orta yerine.. "Ruby dizileri gerçekten basit tutmuş, herhalde hız için.. Lisp veya fonksiyonel programlama dileri kadar esnek değil" dediler.. "Eneee" dedim :) bana yazı yazacak konu çıktı.

Şimdi öncelikle biraz konu ile ilgili kendimizi motive edelim; Neden dizi işlemleri bu kadar önemli ? Ya da diğer işlerden farkı ne olabilir ki ?

Öncelikle bir konuya açıklık getirmek gerekir, günümüzde yazılan programlar içerisinde pek çok durumda dinamik veya durağan veri kümeleri ile işlemler yapılıyor. Bu işlemler, yazdığımız programlar içerisinde performansı etkileyen en önemli etken olarak karşımıza çıkıyor. Ve günümüzdeki daha fazla veri üzerinden daha doğru bilgi edinme anlayışı nedeni ile dizilerin boyutları gün geçtikce artıyor ve üzerlerinde yapılan işlemler gün geçtik fazlalaşıyor, bu performans etkeni daha da önemli hale geliyor. Yanlış anlaşılma olmasın, burada bahsettiğim performans Şişirme Veri Girişi adlı yazıda bahsettiğim veri yoğunluğunun artması ile beraber ortaya çıkan performans kötüleşmesi.

Diziler üzerinde yapılacak işlemlerde öncelikle iki ana başlıkta değerlendirilmelidir;
1- Kolay kullanım,
2- En iyi algoritmanın kullanılması.

İkinci maddenin neden gerekli olduğu konusunda fazla söze gerek yok ama, birinci maddenin neden gerekli olduğu konusunda aklınızda sorular olabilir, bu soruları ortadan kaldırmak için şu şekilde bir açıklama yapabilirim. "Diziler üzerinde yaptığınız optimizasyonlar, algoritma seçimleri veya memory optimizasyonları" gerçekten zor ve uygulanması oldukça tartışmalı olabilir. Örneğin google'ın java dili için çıkardığı "Google Collections Library" buna örnek olarak gösterilebilir. Kolay kullanım ve entegrasyon yazılımcılar tarafından her zaman tercih edilir.

Peki Ruby tüm bunların karşısında bize güzel silahlar veriyor. Aslında tüm Ruby işlemlerinde olduğu gibi performans basitliğin gerisinde kalmış, yüzlerce kez söylediğim gibi "yazılımın çalışma hızı sonsuza giderken, geliştirme süresi sıfıra gitmeli" felsefesine ters değil.

data = [1,2,4,8,12,5,7,3,0,13,10,11,3]

# For..In
data.each { |x| puts "x=#{x}" }

# data içerisindeki tüm elemanları tek tek verilen
# blok içerisindeki işlemden geçirir ve sonuçlardan yeni bir dizi üretir.
puts data.collect { |x| x + x }

# For..In :) ile indexleri verir.. :) pek çok programlama dilinde
# karşılığı bulunmaz.
data.each_with_index { |x, index| puts "#{index}. eleman = #{x}" }

# 5'den büyük ilk kayıdı bulur.
puts data.detect { |x| x> 5 }

# 5'den küçük olanları true_data değişkenine,
# diğerlerini false_data değişkenine dizi olarak atar.
true_data, false_data = data.partition { |x| x <5 }
puts true_data
puts false_data

# 5'den küçük olanları diziden çıkartır ve geri döner.
puts data.reject { |x| x <5 }

# Varsayılan sıralama işlemi
puts data.sort

# Belirlenmiş kritere göre sıralama işlemi (string olarak sıralama)
puts data.sort_by { |x| x.to_s }
# veya
puts data.sort_by { |x| (x+5)/x }

Kolay gelsin.. :)

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) 3 Yorum »

Kizlarayaklandı

18.10.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Türkiye'nin ilk 'ticari' RoR (Ruby on Rails) uygulamalarından birisi olan Kizlarayaklandi yarışması sonuçlandı. Büyük ödülü kazanan Burcu Güleç'i ve diğer kazanan arkadaşları başarılarından dolayı tebrik ederim. Projede emeği geçmiş olan herkeze, özellikle Litespell'den Erhan Yürük ve Mehmet Hazman'a teşekkür ederim. Beraber nice güzel projelere diyorum ve bitiriyorum :)

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam Yorum yok »

Bağımsız Lili

16.10.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Biraz önce "Je vais bien, ne t'en fais pas" (bağımsız ruhlar) adlı filmi seyrettim. Gerçekten çok güzel bir film, aşağıda da bu filmin unutulmaz müziği yer alıyor.

Uzun süredir böyle güzel bir film seyretmemiştim. İlk 10~20 dk. içerisinde tempo biraz düşük eğer yılmaz ve filmin devamını izlerseniz yaşattığı duygu seli sizleri oldukça tatmin ediyor.

Öncelikle bu duygu selini yutmak, hazmetmek istiyorsunuz. Ama size fazla geliyor, kendinizi çok zorluyorsunuz görünürde 5 yaşındayken 2 külah dondurmanın size yaptığı etkiyi yapıyor, midenize oturuyor, tam tanımı "Boğazınızda birşeylerin eksikliğini hissettiren bir yumru ve midede hafif bir kasılma".

Bu film ne 2 külah dondurma, ne de bizler 5 yaşındayız.

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam Yorum yok »

Askerlik Hatırası

04.10.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Askerlikten geriye kalan sadece bu değil elbette. Ama bana askerlik günlerini hatırlatan şeylerden biri..

307 K.D. olup, 11. Piyade Tug. Denizli'de görev yapan herkez bilir ve hatırlar.. :)

Alizee, La Isla bonita

http://www.veoh.com/videos/v1164743Qa5dFmkb

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam Yorum yok »

Regular Expression

22.09.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Bugün yeni gelen bilgisayar masamın şerefine bir yazı yazmak istiyordum ama öyle boşu boşuna yazı yazamayacağım için arada sizlere regular expression'dan bahsetmek istiyorum :)

Öncelikle sizlerin de yazılım hayatınıza başlayalı 5~10 yılı geçtiyse artık etraf koddan geçilmez hale gelir. Her yerde başka kodlar, hepsinize siz yazmışsınızdır ama.. "kardeşim ne yazmışım yaa, bu kadar da olmaz ki".. dersiniz. Daha sonrasında kendinizi birşeyler araken ve en önemlisi bulumazken bulacaksınız.. "ahh nereye koymuştum bunu salak şeyi.." dersiniz.. tekrar dersiniz.. ama bunu söylemenin bir etkisi yoktur, gene bulamazsınız.. gene bulamazsınız.

Ya da size bir iş verirler. RegEx (Regular Expression) kullanmanız gerekir.. Gerekir gerekir gerekmez demeyin. Örnek vermek gerekir ise, geçen gün Zodazone Türkiye'de belirli bir tabloda yer alan açıklama bilgilerini değiştirilmesi istendi üstlerden biryerlerden (ne biliyim muhasebeden falan işte..).

Bize bir ofis dökümanı içerisinde tekil kod bilgisini ve yanında yeni açıklamasını gönderdiler.. Onlar oturmuş kasmış... hatta uğraşmış basahlara kadar 150 civarındaki açıklayı kafa patlatmışlar, düşünmüşler, taşınmışlar.. ve değiştirmişler.. Tabii ne zennetiniz sadece bunun için maaş alan adamlar bile mevcut.

Ehh tabii bu Tankut kardeşiniz oturup, 150 tane açıklama alanını tek tek yapacak hali yok. Deli miyim ben :) söz meclisten dışarı efenim :) Neyse şimdi bu dökümanı gönderdiler ya içerisinde sadece açıklama bilgisi bulunmuyor ki, kim bilir hangi düzenle yazdılar bu dökümanı diye bir düşünün bakalım.. Regular Expression olmadan adım atamazsın adım....

Neyse öncelikle güzel güzel açıklayalım bu RegEx nedir, ne değildir ?
RegEx, karakter yığınları içerisinde özel belirtilen karakter veya karakter kümelerini bulmak, diğerlerinden ayırmak için kullanılan oldukça gelişmiş bir kütüphanedir. Kullanımı biraz zordur, hemen kısa sürede alışmanız zor olabilir.

Öncelikle RegEx tanımlarını ve anahtar kelimelerini tanıyalım; (Kitap yazmıyoruz burada ona göre.. tüm özelliklerini yazmıyorum sadece çok kullandıklarımı)

Anahtar kelimeler:
^ : Satır başını ifade eder.
\n : Enter karakteri için kullanılır.
\t : Tab karakteri için kullanılır
[...] : Örnek: [aeıioöuü] sadece sesli harfleri bulunur. '[]' karakterleri içerisinde yer alan herhangi bir karaktere uyanları getirir.
[^...] : Örnek: [^aeıioöuü] sadece sessiz harfleri bulunur. '[^]' karakterleri içerisinde yer alan herhangi bir karaktere uymayanları getirir.
. : Yeni satır (\n) karakteri hariç herhangi bir karakteri ifade eder. Tek karakteri
\w : Herhangi bir alfanumeric veya numeric karakteri işaret eder. a..z, A..Z, 0..9
\W : \w'nin tersidir.
\d : \d herhangi numeric karakter.
\D : \d'nin tersi.
\ : bir sonraki karakter özel bir anlam ifade ediyorsa, bu özelliği iptal eder.

Destekleyiciler
? : Bir önceki karakterden bir tane var ise bulur.
+ : Bir önceki karakterden bir ve birden fazla var ise.
* : Bir önceki karakterden 0 ve birden fazla var ise.
{n} : Bir önceki karakterden n adet olanları bulur.
(...) : Gruplama işlemi yapar. '()' içerisine yazılanlar grup olarak değerlendirilir.
| : 'OR' işlemi için kullanılır, 2 farklı RegEx bu şekilde bağlanabilir.

Opsiyonlar:
i : Büyük küçük harfe duyarlı olmaz.
m : Karakter katarını birden çok satırmış gibi düşünür.
s : Karakter katarını tek satırmış gibi düşünür.

Kolay gelsin.. :)

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) 5 Yorum »

Hpricot Örneği

19.09.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Geçmiş zaman olurki bir proje için internette yayınlanan videoların kaç kez görüntülendiğini öğrenmek isteyen arkadaşlar ile tanıştım, çok ısrar ettiler yaptım. Bazı siteler için süper basit ve hızlı olurken bazıları için uzun sürdü ama 5 site için görüntüleme bilgilerini 2 saat gibi uzun bir sürede yapmayı başardım. Öff bee çok uzun sürmüş harbiden... şimdi yazınca daha da uzun geldi... aman aman bir daha yapmam valla... bu nedenle sizler de tekrar tekrar uğraşmayın diye bu Tankut kulunuz bu yazıyı yazıyor. Sırf sizler için, reklamları tıklamanız için değil, adımı ağzınızda sakız yapmanız için değil.. sadece siz uğraşmayın diye.. heyttt bee hizmet etmeye geldik diye siyasi bir yaklaşım içerisinde bulunan ve hiç birşey yapmayanlar utansın..

Öfff öff gene gereksiz yazdım işte örnekler :)

Öncelikle bulduğumuz gösterim sayılarını (view count) html veya "," gibi karakterler ayırmak için bir methoda ihtiyacımız var. İşte 'remove_char' methodu tam bu noktada isteklerimizi karşılıyor.

def remove_char(number)
  ret = ''
  number.to_s.split(//).each do |char|
    ret += char if char.to_i.to_s == char
  end
  ret
end

Öncelik google kardeşimizin olsun, google kardeşimiz video url'i aslında frame'lerden oluşuyor. Ve gösterim sayısının (video view count) bulunduğu frame'i üstün araştırmalarımın sonucunda buldum... :) url'de 'videoplay' yerine 'videohosted' yazıyorsunuz oldu bitti maşallah :).

require 'open-uri'
require 'hipricot'

# Sassy Girl (Chun-Hyang) Episode 5
video_url = 'http://video.google.com/videoplay?docid=1197987351381288347'
google_video = Hpricot(open(video_url.gsub('videoplay','videohosted')))
temp = google_video.search("//table[@id='statsshowmore']")
google_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//td")
view_count = remove_char(google_video_view[0]).to_i
puts view_count

Sonraki örneğimiz myspace'den olsun...

# Internet People!
require 'open-uri'
require 'hipricot'

video_url = 'http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&VideoID=2057681175'
myspace_video = Hpricot(open(video_url))
temp = myspace_video.search("//div[@class='userinfo']")
myspace_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//span")
view_count = remove_char(myspace_video_view[2]).to_i
puts view_count

Vur patlasın çal yahoo'dan gelsin örnek..!

# Eastern Promises
require 'open-uri'
require 'hipricot'

video_url = 'http://video.yahoo.com/video/play?vid=1145798&fr=&cache=1'
yahoo_video = Hpricot(open(video_site.url))
temp = yahoo_video.search("//div[@class='vd']")
yahoo_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//span[@class='bold']").inner_text
view_count = remove_char(yahoo_video_view).to_i
puts view_count

En son youtube kardeşe bakalım; ama bir saniye youtube kardeşle uğraşmaya gerek yok.. :)
"gem install youtube" yazın evinize gelsin :)

require 'youtube'

Kolay gelsin..

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) 8 Yorum »

Dosya İşlemleri (Karşılaştırma)

05.09.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Öncelikle karşılaştırma derken, nasıl bir karşılaştırma yapacağımızı anlatmalıyım. Performans işlemleri karşılaştırma kriterlerim içerisinde bulunmuyor, bundan hiç bahsetmeyeceğim. Ama kodun okunabilirliği, hızlı yazılması, hatalara karşı ne kadar duyarlı olduğu ve tabii ki en önemlisi tekrar kullanabilirliği.

Aslında bu son nokta yani 'tekrar kullanılabilirlik' başlı başına bir yazı konusu ama buna şimdilik pek değinmeyeceğim. Başlıkta yazdığı gibi dosya işlemlerini karşılaştıracağım.

Arşılaştırmayı sadece VBScript, JScript ve Ruby arasında yapacağım, neden mi ? hali hazırda yapmıştım da ondan.. bu yazıyı yazacağım diye oturup program yazmadım. Önce programları yazdım, sonra yazıyı yazmak aklıma geldi. Bu nedenle neden diye sormayın. :)

Ama belki daha sonraki zamanlarda Java ve C# versiyonlarının karşılaştırmalarını da eklerim.

Öncelikle sizlere problemden bahsedeyim.

Belirli bir server üzerinde ps ve txt (post script ve text) dosyaları online bir uygulama tarafından oluşturuluyor, daha sonrasında online uygulama üzerinden kullanıcı bu dosyaları temizlemeyi unutuyor ve dosya sisteminin şişmesi ile beraber performans problemleri ortaya çıkıyor. Bu nedenle dosyaların gün bazında ömürlerinin olmasına ve ömrünü doldurmuş olan dosyalarında sistem tarafından silinmesine, silme işlemi esnasında log almasını ve bu loglarında aynı ömür kuralına tabii olmasını istiyoruz... işte bu program bu işi yapacak.. günde bir kez çalışacak ve bu işlemi yapacak. Microsoft Windows sistemde çalışmasını istediğimiz için VBScript ve JScript'de (JavaScript'in bire bir aynı klonu) ve platform bağımsız olan Ruby'de yazıldı. İşte Ruby örneği;
Yazının geri kalanı için »

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) Yorum yok »

Ruby’de Mesajlaşma ve Methodlar

21.08.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Bu yazımı aslında takip ettiğim bir kaç sitede yayınlanan blogları gördükten sonra yazma gereği duydum. Bahsettiğim bloglarda yer alan yazılar aslında basit anlamda Ruby'nin temel özelliklerinden bahsediyorlarda fakat bu yazılara çok farklı tepkiler geldi. Bu tepkiler içerisinde çok şaşıranlar.. hadi ya ben bunu bilmiyordum diyenler.. yaa demek böyle birşey varmış ama bu kötü vs..vs.. Ben de bu yorumları inceledikten sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Aslında konumuz Ruby'de sınıfların yapısı, özellikleri ile Ruby'nin sınıfları, kütüphaneleri ve bizim Component dediğimiz şeyleri nasıl gördüğüdür.

Öncelikle OO (Object Oriented) tüm dillerde olduğu gibi Ruby'nin sınıf tanımı Java'nın veya C#'ın sınıf tanımı ile aynıdır. Peki o zaman farklılık nerede :) ayrıntılarda.. şeytanın gizli olduğu yerde :)

public class HelloWorld extends ExampleSupport {

    private String execute() throws Exception {
        setMessage(getText(MESSAGE));
        return SUCCESS;
    }
}

Yukarıda belirtilen örnekte olduğu gibi execute isimli methodumuz private tanımlanmış, yani sadece HelloWorld sınıfı içerisinden kullanılabilir. Neden çünkü private...

peki bir de bunun benzerini Ruby'de gerçekleştirelim;

class HelloWorld <ActiveSupport
    private
    def execute
        SetMessage(GetText(MESSAGE))
        return SUCCESS;
    end
end

Yukarıdaki iki örnek birbirlerinin aynısı. Ama diyorum ya şeytan bu ayrıntılarda gizli elbetteki.. :) Tahmin ettiğiniz gibi Java dilinde herhangi bir esneklik yok tabiki.. private tanımladın.. private.. yok öyle yanar döner method tanımlama olayları...

Peki ya Ruby'de private olarak tanımlanmış bir methodu public yapabilirmiyiz.. elbette yaparsınız; private yerine public yazarsınız.. taaa taa oldu.. :) Diğer bir yöntem;

Parçalı sınıf (Partial Class) yönetimi ile yapılabilir.

class HelloWorld
    public
    def execute_public
        execute
    end
end

peki başka nasıl olur bu iş.. mesajlaşma ile olur.. şöyleki aslında bir methodu çağırmanın tek yöntemi o methodu direkt olarak çağırmak değildir. Ayrıca Reflection dediğimiz kavram ile de çağrılabilir (Java dünyasında da oldukça kullanılır).

helloWorld = HelloWorld.new
helloWorld.execute # Hata üretir.. execute halen private bir methodtur...
helloWorld.execute_public # Çalışır :)
helloWorld.send("execute") # Çalışır.. problem çıkarmaz.. Sınıfa execute adlı bir method çalıştırmasını söyler.
helloWorld.instance_eval("execute") # Çalışır.. problem çıkarmaz..

Görüldüğü gibi.. yazılımcıdır tüm kodların hakimi.. yoktur programlama dilinin mecburiyetleri.. :P

En son olarak benim tercih ettiğim yöntem; tabii private yerine public yazmak yerine.. :)

class HelloWorld
    public :execute
end

Yukarıda belirtilen bu yordam ile.. execute methodu artık public olmuştur.. hayırlı uğurlu olsun.. :D

Kolay gelsin..!

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) Yorum yok »

Tatil :)

03.08.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Tatile çıkamayanları düşündükçe bu yazıyı yazmak içimden gelmiyor ama :) BEN TATİLE ÇIKIYORUM :) diye bağırıyorum :) işte gördünüz bağırdım. Uzun uğraşlar sonucunda, Vodafone'da bulunan sevgili yönetici kardeşlerimizin benim 3 hafta olan tatilimin hepsini kesmemeleri konusunda ikna edebildim ve 3 hafta çıkmam gereken tatilime 1 haftacık da olsa çıkabileceğim için ne kadar mutluyum bilemezsiniz. Bana bu hazzı yaşatan sevgili yöneticilerime teşekkürü bir borç bilirim. Üstelik bana 'sen daha yeni geldin ya, ne tatili ?' diye soran çalışma arkadaşlarımı da sizlerin huzurunda sevgiyle kucaklıyor :) ve ben TATİLE ÇIKIYORUM :)

Kendinize iyi bakınız, bir aksilik çıkmaz ise, sizlere Bodrum'dan da bir yazı yazmaya çalışacağım. Hoşçakalın.

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam 3 Yorum »

Select, Group By, Having

30.07.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Bu yazı, bir önceki SQL nedir, ne değildir ? adlı yazının devamı şeklinde olacak ve 'Group By' ve 'Having' ile SELECT sonuçu olarak dönen liste üzerinde yapılan işlemlere değineceğiz.

Geçen yazımızdan hatırlayacağınız gibi, SELECT cümlesi geriye bir liste dönen bir ve üç ana parçaya ayırabileceğimiz bir komut idi. Bu ana parçalardan kısaca bahsedecek olursak;
- süzme işlemi (WHERE alt cümlesi ile yapılabilen)
- sıralama işlemi (ORDER BY alt cümlesi ile yapılabilen)
- geri dönen liste üzerinde yapılan işlemler (GROUP BY, HAVING, MAX, SUM, COUNT, MIN....vs.)

Peki SELECT cümlesinde gerçekleşen olayları biraz daha derinden inceleyelim, bu şekilde GROUP BY ve diğer işlemlerin anlaşılmasını kolaylaştırmaya çalışalım.

SELECT Price
  FROM Customer
WHERE Price <100
    AND Price> 50

Bu SQL cümlesinden geriye bir liste gelir, buraya kadar herşey çok normal ve oldukça basit. Ama biz biraz daha analitik bir liste istersek ki iş dünyasında bu çeşit listelere oldukça fazla başvuruluyor.

SELECT Count(*), Price
  FROM Customer
WHERE Price <100
    AND Price> 50
GROUP BY Price

Yukarıdaki cümlede durum biraz karışık ama inanın göründüğü kadar değil, şöyleki; Bu SELECT cümlesi bir üstte belirtiğimiz SELECT cümlesi ile aynı listeyi oluşturur ama son yazılan SELECT cümlesine 'Count(*)' ve 'GRUOP BY' gibi SELECT'den dönen listeyi değiştiren alt cümleleri eklenmiştir. Biz standart listeleme işleminden dönen (yani Price bilgisi 100 ile 50 arasında olan Customer listesine) listeye düşük seviyeli liste diyelim. Bu düşük seviyeli listenin üzerine GRUOP BY ve COUNT işlemleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan yeni listeye ise sonuç listesi adını verelim.

Veri tabanı uygulamaları, işte bu mantık doğrultusunda öncelikle düşük seviyeli listeleri oluşturur ve bu düşük seviyeli listeler üzerine yapılan işlemlerle sonuç listesini meydana getirirler. Bu bilgiler ışığında GROUP BY alt cümlesinin tanımı şu şekilde olabilir;
- Cümleden sonra parametre olarak belirtilen alanın veya alanların değerine göre düşük seviyeli listeyi parçalara ayırır, belirtilen alanın veya alanların kaç farklı değeri var ise o kadar düşük seviyeli liste oluşturur.

Bu tanım biraz daha aklınıza yattı değil mi.. ?

Peki şimdi bir de COUNT(*), MIN, MAX, AVERAGE gibi fonksiyonların nasıl çalıştıklarını anlatmaya çalışalım;
- Tüm bu fonksiyonlar, düşük seviyeli listenin tamamı üzerine çalışır. Eğer düşük seviyeli liste GRUOP BY ile bölünmüş ise, her bir parça için ayrı ayrı çalışırlar.

Yani son SQL cümlesinde yer alan Count(*) işlemi her Price değeri için bölünmüş olan düşük seviyeli listenin herbir parçası için çalışır. Ve ortaya sonuç listesi olarak, her parçanın içerisinde yer alan kayıt sayısı ve her parçanın ayıraçı konumundaki Price bilgisi çıkar. Örnek;
Count(*) - Price
5 60
7 70
... vb.

Peki biz şu şekilde bir SQL cümlesi yazacak olursak;

SELECT Count(*), Price, Name
  FROM Customer
WHERE Price <100
    AND Price> 50
GROUP BY Price

Veri tabanı bize hata verecektir. Hemen aklınızdan 'Kardeşimmmm bu ne hatası böyleee.... eee Customer üzerinde Name var.. neden görmez bunu bu salak..' vb. düşünceler geçebilir. Aman geçmesin çünkü veri tabanı manyağı haklı. Peki neden haklı onu inceleyelim;

Şimdi öncelikle düşük seviyeli listenin ne olduğunu bulalım;
- Price bilgisi 100 ile 50 arasında olan Customer bilgileri.. Id, Price, Name...vs.. vs.. Bu listeye 'A' listesi diyelim.

'GRUOP BY' işlemi olduğuna göre, elimizdeki düşük seviyeli 'A' listesi Price bilgisinin değerlerine göre bölümlere ayrılmıştır. Örnek olarak Price bilgisi 5 farklı değere sahip olsun elimizdeki 'A' listesi 'A1, A2, A3, A4, A5' şeklinde küçük listelere ayrılır.

Daha sonra COUNT(*) işlemi ile bu her bir küçük listenin adet bilgisi ile Price ve Name bilgisi sonuç listesine verilmiştir. Peki burada ki gariplik ne, neden hata veriyor. Sorun şu A listesinden A1'e geçiş sırasında her bir Price'a karşılık 'n' adet Name bilgisi oluşmuştur bu nedenle sonuç listesi oluşturulurken, Count bilgisi hesaplanmış, Price bilgisi tek olduğu için alınmış fakat hangi Name bilgisinin kullanılacağına karar verilememiştir.

Düşük Seviyeli Liste'nin son hali..

Id Price Name
1 60 Test60-1
2 60 Test60-2
3 70 Test70-1
4 70 Test70-2
5 80 Test80-1
6 90 Test90-1

'Group By' uygulandıktan sonraki düşük seviyeli listenin hali;

Price Alt Kümeler
60
Id Name
1 Test60-1
2 Test60-2
70
Id Name
1 Test70-1
2 Test70-2
80
Id Name
1 Test80-1
90
Id Name
1 Test90-1

İşte bu da son ipucu; SQL programlama dilinde herhangi bir liste oluşturabilmek için bir kademe altta yer alan listenin elemanları direkt olarak kullanılabilir ya da fonksiyonlar yardımı ile alt listelere ulaşılıp, toplam, en küçük, en büyük, ortalama.. vb. değerler elde edilebilir.

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, SQL 3 Yorum »

SQL nedir, ne değildir ?

29.07.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar arkadaşlar,

"Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz ben ..." şeklinde bir cümle kurmayacağım, ben de biliyorum bu aralar tembelleştim, önceden ne güzeldi sık sık ve güzel güzel yazıyordum ama ya şimdi aradan aylar geçmesi gerekiyor, elime kalem alabilmem için :P (Duyan da gerçek yazar zennedecek :) ) Neyse bugün kü konumuz "SQL nedir, ne değildir ?"

Şimdi aklınızda şöyle bir soru olabilir "beee adam canın mı sıkıldı oturuyorsun SQL hakkında yazı yazıyorsun ?". Olabilir diyorum ya olabilir, illa olacak diye bir kaide yok. Ben size genede nedenini söyleyeyim, memleketimin yazılımcılarının SQL ile arasının pek olmaması nedeni ile bu yazıyı yazıyorum. Açıklayıcı olması için ve gerçek örneklerle bu yazıyı yazmaya çalışacağım, gariplikler görürseniz şaşırmayın.

Öncelikle bu SQL ne değildir ? sorusuna cevap arayalım. SQL programlama dili animasyon yapımında, gelişkin matemetiksel işlemlerde veya işletim sistemi yazımında kullanılmaz, kullanan var ise hemen anlından öpeyim bitsin bu çile.

Peki nedir bu SQL ? diye soracak olursanız;
- Sadece veriler üzerinde işlem yapmak için tasarlanmıştır. Bu nedenle basit anlamda 4 adet işlemden oluşur. Bu işlemler listeleme, güncelleme, ekleme ve silmedir. (SELECT, UPDATE, INSERT, DELETE)
- Kendi kendine herhangi bir şekilde çalışamaz, veri tabanı uygulamaları tarafından veriler üzerinde işlemler yapabilmek için kullanılırlar. (Malesef tüm veri tabanı uygulamarı üç aşağı beş yukarı, ufak da olsa bir takım farklılıklarla SQL dilini destekler.)
- Sonuç olarak, SQL programlama dili veri tabanı uygulamaları tarafından derlenen ve çalıştırılan (bu nedenle veri tabanı uygulamasına göre çalışması değişebilen), sadece verilere hükmetmek için kullanılan, evrensel bir programlama dilidir.

http://en.wikipedia.org/wiki/SQL adresinden daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Hemen belirtmem gereki ki; SQL programlama dilinin bazı versiyonlarıda bulunmaktadır, veri tabanları hangi SQL versiyonuna destek verdiklerini belirtirler. Bu versiyonları biraz tarif etmek gerekir ise;
SQL-86: Bildiğimiz standart SQL cümlelerinden oluşur, herhangi bir ek yoktur. Kısaca tüm dünyanın ~%95'i sadece bu kadarlık kısmını kullanılır.
SQL-1999: Bildiğimiz SQL cümlelerinin üzerine birçok yeni özellik eklenmiştir ki saymakla bitmez, kısaca SQL programlama dilinin programlama dili olduğu versiyon bu versiyondur.
SQL-2003: Tüm bu özelliklere XML ile çalışabilme özelliği eklenmiş ve ortaya bu versiyon çıkmıştır.
SQL-2006: Artık bu versiyonda XML entegrasyonu konusunda 'Yok artık löbran ceyms' konumuna ulaşmış ve XQuery (XML Query Language)'de desteklemeye başlanmıştır.

Sizleri çok endişelendirmeden hemen konumuza girelim; Biz bu yazımızda sedece; SQL-86'yı inceleyeceğiz. İşe sizlere küçük bir ipucu vermek ile başlayacağız, (bu belirteceğim ipucu SELECT cümlesi içerisinde listeme sırasında veri üzerinde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı durumlarda geçerlidir) aslında 'INSERT' hariç tüm cümleler bir çeşit 'SELECT' cümlesidir tek bir farkla 'UPDATE' kayıtları ekrana yazmak yerine güncellerken, 'DELETE' ise kayıtları siler. INSERT'in durumu ise, çok vahimdir işi gücü belirtilen tek kayıdı veya SELECT cümlesi ile bulunmuş bir kümeyi tabloya eklemektir.

Örnek vermek gerekir ise;

SELECT *
   FROM Customer
-- OR
DELETE *
   FROM Customer
-- OR
UPDATE Customer
     SET Name = 'Hebele'
-- Farklı olan INSERT
 INSERT
    INTO Customer (Name)
VALUES ('Hebele2')

Yukarıda belirtiğim gibi aslında sizler SELECT cümlesini öğrendiğinizde geri kalan tüm işlemleri aşağı yukarı öğrenmiş olursunuz. Şimdi bu nedenle bizler SQL programlama dilinin en önemli özelliği olan SELECT cümlesi üzerine yoğunlaşacağız.
Hemen ikinci ipucunu verelim; SELECT cümleleri içerisinde yer alan komutlar üçe ayrılır. Bunlardan birincisi verileri süzme işlemidir bu işlem WHERE alt cümlesi ile yapılır, başka bir komut ile süzme işlemi yapılmaz. İkinci komut sıralama işlemidir, sadece 'ORDER BY' alt cümlesi ile yapılır. İşte işin zor kısmı listeme sırasında yapılacak işlemler için ise 'GROUP BY, HAVING, ROWNUM, LIMIT, TOP, COUNT, MAX, MIN, AVARAGE......' ve daha zilyon tane alt cümle kullanılabilir, tüm bunların hepsi yani WHERE ve ORDER BY haricindekiler, oluşan liste üzerinde değişiklik yapar veya liste üzerinden farklı listeler, farklı veriler elde etmeye yararlar.

Örnek vermek gerekir ise; Yeri gelmişken SQL cümleleri nasıl okunmalıdır, bunun da örneğini yapalım.

SELECT Name, Price -- Name ve Price alanlarını göster
  FROM Customer -- Customer'ın
WHERE Price <100 -- Price'ı 100'den küçük olanların
ORDER BY Price DESC -- Price bilgisi büyükten küçüğe doğru sıralanmış olsun.
-- Peki biz 100'un altında kaç tane kayıt olduğunu öğrenmek istersek
SELECT COUNT(*)
  FROM Customer
WHERE Price <100
-- Peki biz 100'ün altında yer alan fiyatlardan hangisinden kaç tane bulunduğunu öğrenmek istersek;
SELECT Count(*), Price
  FROM Customer
WHERE Price <100
GROUP BY Price

Bir sonraki yazımızda SELECT konusuna daha fazla değineceğiz.

Kolay gelsin.

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, SQL 11 Yorum »

Ruby Değişken Özellikleri

16.07.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Öncelikle bu kadar uzun bir süre yazı yazmak ilginç oluyor. Bir aydan fazla bir süredir, nokta koymadığım bu günlüğe birşeyler yazmak biraz yabancı geldi açıkcası.

Bu yazıyı yazmam için beni birazcıkta olsa gaza getiren sevgili Mehmet DURAN kardeşime buradan teşekkür etmek isterim.. şak şakk şakk şakk.. javaayyyyy diyorum sana Mehmet.. :)

Öncelikle bu yazıdaki konumuzu belirteyim; Ruby programlama dilinde değişkenlerin nasıl tanımlandığı ve değişkenler üzerinde tip dönüşümlerinin nasıl olduğu.

Ruby'de değişkenler tanımlanırken herhangi bir şekilde tip belirtmenize gerek yoktur. İsterseniz Java veya C#'da yaptığınız gibi yapabilirsiniz ama o zaman biraz ayıp olur.. yuhananırsınız.. ohaa artık diyenler olabilir. Şöyledir yani;

intValue = 5
strValue = 'Hobaaa'
arrValue = []
hashValue = {}
regValue = \.*\
classValue = MyClass.new

Öncelikle programlama dillerinde değişken tiplerinin dönüşümü ve bu tiplerin ele alınmasını iki soru altında toplanabiliriz; Bu sorular
1. Tipler arasındaki dönüşüm nasıl gerçekleşir?
2. Değişken üzerinde işlem yaparken tip önemlimidir?

Öncelikle 1. soruyu ele alalım; "1. Tipler arasındaki dönüşüm nasıl gerçekleşir?"
El cevap: Eğer değişkeninizi bir tipten öteki tipe hödöö hödöö diye gönderiyorsanız, kullandığınız dil dinamik tip dönüşümüne sahiptir demektir. Eğer hödö hödöö diye değil de, daha efendi bir şekilde (örnek: 'String.valueOf(55)') yapıyorsanız durağan tip dönüşümüne sahipsiniz demektir. Değişkenlerinizi bir tipten öteki tipe değiştiremiyorsanız, ohaaa sizin o kullandığınız şey programa dili değil çin işkencesi demektir.

Programlama dillerine göre dinamik ve durağan tip dönüşümüne sahip olan diller;
Dinamik: Ruby, Python..vb.
Durağan: Java(yyyy), C#....vb.

İkinci soruyu ele alırsak; "2. Değişken üzerinde işlem yaparken tip önemlimidir?"
El cevap: Eğer siz bir karakter ile sayiyi toplamak isterseniz veya benim bir değerim var ama inan ben bile bilmiyorum ne olduğunu öyle yanar dönerli birşey işte.. (Basic'den Variant, C'den void) diyebiliyor iseniz, sizin için değişkenin tipi pekde önemli değildir. Yani değişkenler ile değişken tipleri arasındaki bağlantı 'zayıf'tır. Her değişkenin veya her işlemin tipi olmasına gerek yoktur, diyebilirsiniz. Ama dersenizki 'hadeee canım, tipsiz tipsiz değişkenmi olur, tipli adamın tipsiz değişkeni olmaz' derseniz, tüm değişkenleriniz ile değişken tipleri arasında 'güçlü' bir bağlantınız var demektir.

Güçlü: Ruby, Java(yyyy), C#, C++...vb.
Zayıf: C, Basic, Java(yyy)Script....vb.

Peki Ruby'de bunlar nasıl oluyor da oluryor diyeceksiniz şimdi; İşte böyle oluyor..;

intValue = 5
puts 5 + intValue # problem yok.
puts "5" + intValue # büüürrrstt nereye biraderr..
puts "5" * "5" # bürrsttt yok daha neler..
# bir string(a) ile numarayı(b) çarptığınızda, ruby sizin a'yi b kez tekrarlamak istediğinizi zanneder.
puts "5" * intValue # Olur, bunun ruby'de karşılığı vardır.

Kolay gelsin..!

Bağlı olduğu kategoriler; Bilgisayar, Ruby (Ruby on Rails) 9 Yorum »

Evlilik ve Danışmanlık

13.06.2007, yazan Tankut ŞENTÜRK

Merhabalar,

Geçtiğimiz bir ay içerisinde hayatımda olup biten değişikliklerin toplamı belkide beş senedir başıma gelmemiştir. Kardeşim insan hayatı değişir değişirde bu kadar mı değişir. Aslına bakarsanız depresyona bile girdim ama teşhis koyamadım (ne olduğunu bilmiyorum ki, sanki siz biliyorsunuz?). Tek bildiğim önceden sevgili eşime çok uyuduğu için 'tavuk' lakabını uygun görürken, şimdilerde eşim televizyon seyrederken;
- 'Agghhh... benim uykum geldi ben yatıyorum' diyorum,
- 'Daha erken, sana iyi uykular canım...!' diyor...

Bu durumda iki seçenek var; ya gülme komşuna gelir başına olayı ya da ben depresyondayım. Kolay mı kardeşim? 5 Mayıs 2007'de evlendim, iyi tamam süper, eşimi çok seviyorum, zaten uzun süredir beraberdik o yönden pek bir değişiklik olmadı ama, (burada 'ama'nın altı özellikle çizili) haftanın ortalama 6 günü akşam yemeklerini dışarda (yani Taksim'de) yiyen ben.. artık tüm yemekleri evde yiyorum! Taksim'i ancak hafta sonlarında, açık görüş olduğunda :P ve rüyalarımda görebiliyorum. Tüm bunların yanında bir de şu Vodafone Türkiye olayı çıktı ama nasıl çıktı, anlatayım; evlenir evlenmez dinlenmek için bir hafta tatile çıktım (ohhh canıma değsin iyi ki çıkmışım) tatilden dönmek üzere iken şu anki patronum Osman Ataker'den bir telefon aldım. Kendisi bana pazartesi Vodafone Türkiye'ye gitmemi, bundan sonra orada danışmanlık hizmeti vereceğimi söyledi. Gittim, ve halen Vodafone Türkiye'de danışmanlık hizmeti vermekteyim.

Şimdi ben size bunları anlattım ama siz bir gariplik göremediniz değil mi? Evet göremezsiniz tabii, çünkü "yok" sadece evlilik, ortam ve arkadaş değişiklikleri hepsi bir arada fazla geldi aslında :). Demek ki neymiş, herşeyinizi bir anda değiştirmeyin, tamam benim için önemli değil siz değiştiriyorsanız değiştirin de benim değiştirmemi istemeyin.

Şimdi sizlere biraz da Vodafone Türkiye'nin Bilgi İşlem-Yazılım Geliştirme (IT-Software Development) bölümünden bahsedeyim, belki aranızda burada çalışmak isteyenler olabilir. Aslında Vodafone'un bilgi işlem bölümü diğer rakiplerine göre biraz daha küçük, çalışan sayısı daha az ama gene de aynı işi yapıyorlarki sizlere yani Vodafone kullanıcılarına hizmetler sorunsuzca ulaşıyor. Tam rakamı bilmiyorum ama tüm bölümler ile beraber toplam ~300 kişiden oluşuyor. Tüm yazılım geliştirme proseslerinde tahmini ~100 kişi (fazlası olabilir) çalışmakta. Tüm bu insanların açık bir ofiste beraber çalıştıklarını düşünün, işte orası Vodafone'un IT bölümü :). Yaklaşık 100~120 metre uzunluğunda, 50~70 metre genişliğinde bir açık ofiste veri tabanı yöneticilerinden tutunda, testçilere kadar herkes bu açık ofiste çalışıyor, kaynaşıyor, gülüşüyor :) kısaca hafta içi hergün sabah 08:00'inden akşam 17:00'ına kadar yaşıyor, fazla mesai yapanlar da cabası :(. Küçük bir bilgi, yöneticilerin ayrı bir odası yok, IT'nin başındaki kişi de bu açık ofiste çalışıyor. Yakın zamanda Maslak'a taşınmayı düşünüyorlarmış, o zamana kadar halen danışmanlık görevim devam ederse, bana da Maslak yolları gözüküyor. Hemen eklemekte fayda var, sanırım halen işe alım süreci devam ediyor, bilginize.

Kolay gelsin..

Bağlı olduğu kategoriler; Yaşam 2 Yorum »

« Önceki Yazılar