Bilgisayar

Bilgisayar ile ilgili herşey..

Süper, Yazılımların Türkiye uyumluluk testleri

Merhabalar,

Genel ağ üzerinde öyle deli divane gezerken gördüm, paylaşmak istedim bu çok iyi yazıyı.

Çoklu dil desteği olan (Örneğin İngilizce, Türkçe, Almanca..vb.) yazılımları geliştiren arkadaşların kontrol etmesi gerekenleri çok güzel bir şekilde listelemiş, sorunları anlatmış, çözümlerini vermiş. Örnekler .NET (C#) üzerinden ama bu ayrıntıya takılmayalım önemli olan problemleri size hatırlatması ve çözüm bulması.

Teşekkürler Jeff Moser. (Thank you Jeff Moser).
Does your code pass Turkey test.

Diziler (Uzmanlar için)

Merhabalar,

Uzun süredir herhangi bir yazı yazmıyordum, arkadaşlar arasında konuşurken “neden yazmıyorsun” gibi sorulara maruz kaldım, “eee dedim yazacak pek bir şey kalmadıki, ben ruby veya yazılım ile ilgili konularda yazıyorum” dedim. “eğer herhangi bir konuda istek gelir ise o konuda yazarım ama, şimdilik böyle bir konu yok” dedim. Dedim de hemen cevabı yapıştırdılar suratımın orta yerine.. “Ruby dizileri gerçekten basit tutmuş, herhalde hız için.. Lisp veya fonksiyonel programlama dileri kadar esnek değil” dediler.. “Eneee” dedim :) bana yazı yazacak konu çıktı.

Şimdi öncelikle biraz konu ile ilgili kendimizi motive edelim; Neden dizi işlemleri bu kadar önemli ? Ya da diğer işlerden farkı ne olabilir ki ?

Öncelikle bir konuya açıklık getirmek gerekir, günümüzde yazılan programlar içerisinde pek çok durumda dinamik veya durağan veri kümeleri ile işlemler yapılıyor. Bu işlemler, yazdığımız programlar içerisinde performansı etkileyen en önemli etken olarak karşımıza çıkıyor. Ve günümüzdeki daha fazla veri üzerinden daha doğru bilgi edinme anlayışı nedeni ile dizilerin boyutları gün geçtikce artıyor ve üzerlerinde yapılan işlemler gün geçtik fazlalaşıyor, bu performans etkeni daha da önemli hale geliyor. Yanlış anlaşılma olmasın, burada bahsettiğim performans Şişirme Veri Girişi adlı yazıda bahsettiğim veri yoğunluğunun artması ile beraber ortaya çıkan performans kötüleşmesi.

Diziler üzerinde yapılacak işlemlerde öncelikle iki ana başlıkta değerlendirilmelidir;
1- Kolay kullanım,
2- En iyi algoritmanın kullanılması.

İkinci maddenin neden gerekli olduğu konusunda fazla söze gerek yok ama, birinci maddenin neden gerekli olduğu konusunda aklınızda sorular olabilir, bu soruları ortadan kaldırmak için şu şekilde bir açıklama yapabilirim. “Diziler üzerinde yaptığınız optimizasyonlar, algoritma seçimleri veya memory optimizasyonları” gerçekten zor ve uygulanması oldukça tartışmalı olabilir. Örneğin google’ın java dili için çıkardığı “Google Collections Library” buna örnek olarak gösterilebilir. Kolay kullanım ve entegrasyon yazılımcılar tarafından her zaman tercih edilir.

Peki Ruby tüm bunların karşısında bize güzel silahlar veriyor. Aslında tüm Ruby işlemlerinde olduğu gibi performans basitliğin gerisinde kalmış, yüzlerce kez söylediğim gibi “yazılımın çalışma hızı sonsuza giderken, geliştirme süresi sıfıra gitmeli” felsefesine ters değil.

data = [1,2,4,8,12,5,7,3,0,13,10,11,3]

# For..In
data.each { |x| puts "x=#{x}" }

# data içerisindeki tüm elemanları tek tek verilen
# blok içerisindeki işlemden geçirir ve sonuçlardan yeni bir dizi üretir.
puts data.collect { |x| x + x }

# For..In :) ile indexleri verir.. :) pek çok programlama dilinde
# karşılığı bulunmaz.
data.each_with_index { |x, index| puts "#{index}. eleman = #{x}" }

# 5'den büyük ilk kayıdı bulur.
puts data.detect { |x| x > 5 }

# 5'den küçük olanları true_data değişkenine,
# diğerlerini false_data değişkenine dizi olarak atar.
true_data, false_data = data.partition { |x| x < 5 }
puts true_data
puts false_data

# 5'den küçük olanları diziden çıkartır ve geri döner.
puts data.reject { |x| x < 5 }

# Varsayılan sıralama işlemi
puts data.sort

# Belirlenmiş kritere göre sıralama işlemi (string olarak sıralama)
puts data.sort_by { |x| x.to_s }
# veya
puts data.sort_by { |x| (x+5)/x }

Kolay gelsin.. :)

Regular Expression

Merhabalar,

Bugün yeni gelen bilgisayar masamın şerefine bir yazı yazmak istiyordum ama öyle boşu boşuna yazı yazamayacağım için arada sizlere regular expression’dan bahsetmek istiyorum :)

Öncelikle sizlerin de yazılım hayatınıza başlayalı 5~10 yılı geçtiyse artık etraf koddan geçilmez hale gelir. Her yerde başka kodlar, hepsinize siz yazmışsınızdır ama.. “kardeşim ne yazmışım yaa, bu kadar da olmaz ki”.. dersiniz. Daha sonrasında kendinizi birşeyler araken ve en önemlisi bulumazken bulacaksınız.. “ahh nereye koymuştum bunu salak şeyi..” dersiniz.. tekrar dersiniz.. ama bunu söylemenin bir etkisi yoktur, gene bulamazsınız.. gene bulamazsınız.

Ya da size bir iş verirler. RegEx (Regular Expression) kullanmanız gerekir.. Gerekir gerekir gerekmez demeyin. Örnek vermek gerekir ise, geçen gün Zodazone Türkiye’de belirli bir tabloda yer alan açıklama bilgilerini değiştirilmesi istendi üstlerden biryerlerden (ne biliyim muhasebeden falan işte..).

Bize bir ofis dökümanı içerisinde tekil kod bilgisini ve yanında yeni açıklamasını gönderdiler.. Onlar oturmuş kasmış… hatta uğraşmış basahlara kadar 150 civarındaki açıklayı kafa patlatmışlar, düşünmüşler, taşınmışlar.. ve değiştirmişler.. Tabii ne zennetiniz sadece bunun için maaş alan adamlar bile mevcut.

Ehh tabii bu Tankut kardeşiniz oturup, 150 tane açıklama alanını tek tek yapacak hali yok. Deli miyim ben :) söz meclisten dışarı efenim :) Neyse şimdi bu dökümanı gönderdiler ya içerisinde sadece açıklama bilgisi bulunmuyor ki, kim bilir hangi düzenle yazdılar bu dökümanı diye bir düşünün bakalım.. Regular Expression olmadan adım atamazsın adım….

Neyse öncelikle güzel güzel açıklayalım bu RegEx nedir, ne değildir ?
RegEx, karakter yığınları içerisinde özel belirtilen karakter veya karakter kümelerini bulmak, diğerlerinden ayırmak için kullanılan oldukça gelişmiş bir kütüphanedir. Kullanımı biraz zordur, hemen kısa sürede alışmanız zor olabilir.

Öncelikle RegEx tanımlarını ve anahtar kelimelerini tanıyalım; (Kitap yazmıyoruz burada ona göre.. tüm özelliklerini yazmıyorum sadece çok kullandıklarımı)

Anahtar kelimeler:
^ : Satır başını ifade eder.
\n : Enter karakteri için kullanılır.
\t : Tab karakteri için kullanılır
[...] : Örnek: [aeıioöuü] sadece sesli harfleri bulunur. ‘[]‘ karakterleri içerisinde yer alan herhangi bir karaktere uyanları getirir.
[^...] : Örnek: [^aeıioöuü] sadece sessiz harfleri bulunur. ‘[^]‘ karakterleri içerisinde yer alan herhangi bir karaktere uymayanları getirir.
. : Yeni satır (\n) karakteri hariç herhangi bir karakteri ifade eder. Tek karakteri
\w : Herhangi bir alfanumeric veya numeric karakteri işaret eder. a..z, A..Z, 0..9
\W : \w’nin tersidir.
\d : \d herhangi numeric karakter.
\D : \d’nin tersi.
\ : bir sonraki karakter özel bir anlam ifade ediyorsa, bu özelliği iptal eder.

Destekleyiciler
? : Bir önceki karakterden bir tane var ise bulur.
+ : Bir önceki karakterden bir ve birden fazla var ise.
* : Bir önceki karakterden 0 ve birden fazla var ise.
{n} : Bir önceki karakterden n adet olanları bulur.
(…) : Gruplama işlemi yapar. ‘()’ içerisine yazılanlar grup olarak değerlendirilir.
| : ‘OR’ işlemi için kullanılır, 2 farklı RegEx bu şekilde bağlanabilir.

Opsiyonlar:
i : Büyük küçük harfe duyarlı olmaz.
m : Karakter katarını birden çok satırmış gibi düşünür.
s : Karakter katarını tek satırmış gibi düşünür.

Kolay gelsin.. :)

Hpricot Örneği

Merhabalar,

Geçmiş zaman olurki bir proje için internette yayınlanan videoların kaç kez görüntülendiğini öğrenmek isteyen arkadaşlar ile tanıştım, çok ısrar ettiler yaptım. Bazı siteler için süper basit ve hızlı olurken bazıları için uzun sürdü ama 5 site için görüntüleme bilgilerini 2 saat gibi uzun bir sürede yapmayı başardım. Öff bee çok uzun sürmüş harbiden… şimdi yazınca daha da uzun geldi… aman aman bir daha yapmam valla… bu nedenle sizler de tekrar tekrar uğraşmayın diye bu Tankut kulunuz bu yazıyı yazıyor. Sırf sizler için, reklamları tıklamanız için değil, adımı ağzınızda sakız yapmanız için değil.. sadece siz uğraşmayın diye.. heyttt bee hizmet etmeye geldik diye siyasi bir yaklaşım içerisinde bulunan ve hiç birşey yapmayanlar utansın..

Öfff öff gene gereksiz yazdım işte örnekler :)

Öncelikle bulduğumuz gösterim sayılarını (view count) html veya “,” gibi karakterler ayırmak için bir methoda ihtiyacımız var. İşte ‘remove_char’ methodu tam bu noktada isteklerimizi karşılıyor.

def remove_char(number)
  ret = ''
  number.to_s.split(//).each do |char|
    ret += char if char.to_i.to_s == char
  end
  ret
end

Öncelik google kardeşimizin olsun, google kardeşimiz video url’i aslında frame’lerden oluşuyor. Ve gösterim sayısının (video view count) bulunduğu frame’i üstün araştırmalarımın sonucunda buldum… :) url’de ‘videoplay’ yerine ‘videohosted’ yazıyorsunuz oldu bitti maşallah :).

require 'open-uri'
require 'hipricot'

# Sassy Girl (Chun-Hyang) Episode 5
video_url = 'http://video.google.com/videoplay?docid=1197987351381288347'
google_video = Hpricot(open(video_url.gsub('videoplay','videohosted')))
temp = google_video.search("//table[@id='statsshowmore']")
google_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//td")
view_count = remove_char(google_video_view[0]).to_i
puts view_count

Sonraki örneğimiz myspace’den olsun…

# Internet People!
require 'open-uri'
require 'hipricot'

video_url = 'http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&VideoID=2057681175'
myspace_video = Hpricot(open(video_url))
temp = myspace_video.search("//div[@class='userinfo']")
myspace_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//span")
view_count = remove_char(myspace_video_view[2]).to_i
puts view_count

Vur patlasın çal yahoo’dan gelsin örnek..!

# Eastern Promises
require 'open-uri'
require 'hipricot'

video_url = 'http://video.yahoo.com/video/play?vid=1145798&fr=&cache=1'
yahoo_video = Hpricot(open(video_site.url))
temp = yahoo_video.search("//div[@class='vd']")
yahoo_video_view = Hpricot(temp.innerHTML).search("//span[@class='bold']").inner_text
view_count = remove_char(yahoo_video_view).to_i
puts view_count

En son youtube kardeşe bakalım; ama bir saniye youtube kardeşle uğraşmaya gerek yok.. :)
“gem install youtube” yazın evinize gelsin :)

require 'youtube'

Kolay gelsin..

Dosya İşlemleri (Karşılaştırma)

Merhabalar,

Öncelikle karşılaştırma derken, nasıl bir karşılaştırma yapacağımızı anlatmalıyım. Performans işlemleri karşılaştırma kriterlerim içerisinde bulunmuyor, bundan hiç bahsetmeyeceğim. Ama kodun okunabilirliği, hızlı yazılması, hatalara karşı ne kadar duyarlı olduğu ve tabii ki en önemlisi tekrar kullanabilirliği.

Aslında bu son nokta yani ‘tekrar kullanılabilirlik’ başlı başına bir yazı konusu ama buna şimdilik pek değinmeyeceğim. Başlıkta yazdığı gibi dosya işlemlerini karşılaştıracağım.

Arşılaştırmayı sadece VBScript, JScript ve Ruby arasında yapacağım, neden mi ? hali hazırda yapmıştım da ondan.. bu yazıyı yazacağım diye oturup program yazmadım. Önce programları yazdım, sonra yazıyı yazmak aklıma geldi. Bu nedenle neden diye sormayın. :)

Ama belki daha sonraki zamanlarda Java ve C# versiyonlarının karşılaştırmalarını da eklerim.

Öncelikle sizlere problemden bahsedeyim.

Belirli bir server üzerinde ps ve txt (post script ve text) dosyaları online bir uygulama tarafından oluşturuluyor, daha sonrasında online uygulama üzerinden kullanıcı bu dosyaları temizlemeyi unutuyor ve dosya sisteminin şişmesi ile beraber performans problemleri ortaya çıkıyor. Bu nedenle dosyaların gün bazında ömürlerinin olmasına ve ömrünü doldurmuş olan dosyalarında sistem tarafından silinmesine, silme işlemi esnasında log almasını ve bu loglarında aynı ömür kuralına tabii olmasını istiyoruz… işte bu program bu işi yapacak.. günde bir kez çalışacak ve bu işlemi yapacak. Microsoft Windows sistemde çalışmasını istediğimiz için VBScript ve JScript’de (JavaScript’in bire bir aynı klonu) ve platform bağımsız olan Ruby’de yazıldı. İşte Ruby örneği;
More >

Ruby’de Mesajlaşma ve Methodlar

Merhabalar,

Bu yazımı aslında takip ettiğim bir kaç sitede yayınlanan blogları gördükten sonra yazma gereği duydum. Bahsettiğim bloglarda yer alan yazılar aslında basit anlamda Ruby’nin temel özelliklerinden bahsediyorlarda fakat bu yazılara çok farklı tepkiler geldi. Bu tepkiler içerisinde çok şaşıranlar.. hadi ya ben bunu bilmiyordum diyenler.. yaa demek böyle birşey varmış ama bu kötü vs..vs.. Ben de bu yorumları inceledikten sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Aslında konumuz Ruby’de sınıfların yapısı, özellikleri ile Ruby’nin sınıfları, kütüphaneleri ve bizim Component dediğimiz şeyleri nasıl gördüğüdür.

Öncelikle OO (Object Oriented) tüm dillerde olduğu gibi Ruby’nin sınıf tanımı Java’nın veya C#’ın sınıf tanımı ile aynıdır. Peki o zaman farklılık nerede :) ayrıntılarda.. şeytanın gizli olduğu yerde :)

public class HelloWorld extends ExampleSupport {

    private String execute() throws Exception {
        setMessage(getText(MESSAGE));
        return SUCCESS;
    }
}

Yukarıda belirtilen örnekte olduğu gibi execute isimli methodumuz private tanımlanmış, yani sadece HelloWorld sınıfı içerisinden kullanılabilir. Neden çünkü private…

peki bir de bunun benzerini Ruby’de gerçekleştirelim;

class HelloWorld < ActiveSupport
    private
    def execute
        SetMessage(GetText(MESSAGE))
        return SUCCESS;
    end
end

Yukarıdaki iki örnek birbirlerinin aynısı. Ama diyorum ya şeytan bu ayrıntılarda gizli elbetteki.. :) Tahmin ettiğiniz gibi Java dilinde herhangi bir esneklik yok tabiki.. private tanımladın.. private.. yok öyle yanar döner method tanımlama olayları...

Peki ya Ruby'de private olarak tanımlanmış bir methodu public yapabilirmiyiz.. elbette yaparsınız; private yerine public yazarsınız.. taaa taa oldu.. :) Diğer bir yöntem;

Parçalı sınıf (Partial Class) yönetimi ile yapılabilir.

class HelloWorld
    public
    def execute_public
        execute
    end
end

peki başka nasıl olur bu iş.. mesajlaşma ile olur.. şöyleki aslında bir methodu çağırmanın tek yöntemi o methodu direkt olarak çağırmak değildir. Ayrıca Reflection dediğimiz kavram ile de çağrılabilir (Java dünyasında da oldukça kullanılır).

helloWorld = HelloWorld.new
helloWorld.execute # Hata üretir.. execute halen private bir methodtur...
helloWorld.execute_public # Çalışır :)
helloWorld.send("execute") # Çalışır.. problem çıkarmaz.. Sınıfa execute adlı bir method çalıştırmasını söyler.
helloWorld.instance_eval("execute") # Çalışır.. problem çıkarmaz..

Görüldüğü gibi.. yazılımcıdır tüm kodların hakimi.. yoktur programlama dilinin mecburiyetleri.. :P

En son olarak benim tercih ettiğim yöntem; tabii private yerine public yazmak yerine.. :)

class HelloWorld
    public :execute
end

Yukarıda belirtilen bu yordam ile.. execute methodu artık public olmuştur.. hayırlı uğurlu olsun.. :D

Kolay gelsin..!

Select, Group By, Having

Merhabalar,

Bu yazı, bir önceki SQL nedir, ne değildir ? adlı yazının devamı şeklinde olacak ve ‘Group By’ ve ‘Having’ ile SELECT sonuçu olarak dönen liste üzerinde yapılan işlemlere değineceğiz.

Geçen yazımızdan hatırlayacağınız gibi, SELECT cümlesi geriye bir liste dönen bir ve üç ana parçaya ayırabileceğimiz bir komut idi. Bu ana parçalardan kısaca bahsedecek olursak;
- süzme işlemi (WHERE alt cümlesi ile yapılabilen)
- sıralama işlemi (ORDER BY alt cümlesi ile yapılabilen)
- geri dönen liste üzerinde yapılan işlemler (GROUP BY, HAVING, MAX, SUM, COUNT, MIN….vs.)

Peki SELECT cümlesinde gerçekleşen olayları biraz daha derinden inceleyelim, bu şekilde GROUP BY ve diğer işlemlerin anlaşılmasını kolaylaştırmaya çalışalım.

SELECT Price
  FROM Customer
WHERE Price < 100
    AND Price > 50

Bu SQL cümlesinden geriye bir liste gelir, buraya kadar herşey çok normal ve oldukça basit. Ama biz biraz daha analitik bir liste istersek ki iş dünyasında bu çeşit listelere oldukça fazla başvuruluyor.

SELECT Count(*), Price
  FROM Customer
WHERE Price < 100
    AND Price > 50
GROUP BY Price

Yukarıdaki cümlede durum biraz karışık ama inanın göründüğü kadar değil, şöyleki; Bu SELECT cümlesi bir üstte belirtiğimiz SELECT cümlesi ile aynı listeyi oluşturur ama son yazılan SELECT cümlesine ‘Count(*)’ ve ‘GRUOP BY’ gibi SELECT’den dönen listeyi değiştiren alt cümleleri eklenmiştir. Biz standart listeleme işleminden dönen (yani Price bilgisi 100 ile 50 arasında olan Customer listesine) listeye düşük seviyeli liste diyelim. Bu düşük seviyeli listenin üzerine GRUOP BY ve COUNT işlemleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan yeni listeye ise sonuç listesi adını verelim.

Veri tabanı uygulamaları, işte bu mantık doğrultusunda öncelikle düşük seviyeli listeleri oluşturur ve bu düşük seviyeli listeler üzerine yapılan işlemlerle sonuç listesini meydana getirirler. Bu bilgiler ışığında GROUP BY alt cümlesinin tanımı şu şekilde olabilir;
- Cümleden sonra parametre olarak belirtilen alanın veya alanların değerine göre düşük seviyeli listeyi parçalara ayırır, belirtilen alanın veya alanların kaç farklı değeri var ise o kadar düşük seviyeli liste oluşturur.

Bu tanım biraz daha aklınıza yattı değil mi.. ?

Peki şimdi bir de COUNT(*), MIN, MAX, AVERAGE gibi fonksiyonların nasıl çalıştıklarını anlatmaya çalışalım;
- Tüm bu fonksiyonlar, düşük seviyeli listenin tamamı üzerine çalışır. Eğer düşük seviyeli liste GRUOP BY ile bölünmüş ise, her bir parça için ayrı ayrı çalışırlar.

Yani son SQL cümlesinde yer alan Count(*) işlemi her Price değeri için bölünmüş olan düşük seviyeli listenin herbir parçası için çalışır. Ve ortaya sonuç listesi olarak, her parçanın içerisinde yer alan kayıt sayısı ve her parçanın ayıraçı konumundaki Price bilgisi çıkar. Örnek;
Count(*) – Price
5 60
7 70
… vb.

Peki biz şu şekilde bir SQL cümlesi yazacak olursak;

SELECT Count(*), Price, Name
  FROM Customer
WHERE Price < 100
    AND Price > 50
GROUP BY Price

Veri tabanı bize hata verecektir. Hemen aklınızdan ‘Kardeşimmmm bu ne hatası böyleee…. eee Customer üzerinde Name var.. neden görmez bunu bu salak..’ vb. düşünceler geçebilir. Aman geçmesin çünkü veri tabanı manyağı haklı. Peki neden haklı onu inceleyelim;

Şimdi öncelikle düşük seviyeli listenin ne olduğunu bulalım;
- Price bilgisi 100 ile 50 arasında olan Customer bilgileri.. Id, Price, Name…vs.. vs.. Bu listeye ‘A’ listesi diyelim.

‘GRUOP BY’ işlemi olduğuna göre, elimizdeki düşük seviyeli ‘A’ listesi Price bilgisinin değerlerine göre bölümlere ayrılmıştır. Örnek olarak Price bilgisi 5 farklı değere sahip olsun elimizdeki ‘A’ listesi ‘A1, A2, A3, A4, A5′ şeklinde küçük listelere ayrılır.

Daha sonra COUNT(*) işlemi ile bu her bir küçük listenin adet bilgisi ile Price ve Name bilgisi sonuç listesine verilmiştir. Peki burada ki gariplik ne, neden hata veriyor. Sorun şu A listesinden A1′e geçiş sırasında her bir Price’a karşılık ‘n’ adet Name bilgisi oluşmuştur bu nedenle sonuç listesi oluşturulurken, Count bilgisi hesaplanmış, Price bilgisi tek olduğu için alınmış fakat hangi Name bilgisinin kullanılacağına karar verilememiştir.

Düşük Seviyeli Liste’nin son hali..

Id Price Name
1 60 Test60-1
2 60 Test60-2
3 70 Test70-1
4 70 Test70-2
5 80 Test80-1
6 90 Test90-1

‘Group By’ uygulandıktan sonraki düşük seviyeli listenin hali;

Price Alt Kümeler
60
Id Name
1 Test60-1
2 Test60-2
70
Id Name
1 Test70-1
2 Test70-2
80
Id Name
1 Test80-1
90
Id Name
1 Test90-1

İşte bu da son ipucu; SQL programlama dilinde herhangi bir liste oluşturabilmek için bir kademe altta yer alan listenin elemanları direkt olarak kullanılabilir ya da fonksiyonlar yardımı ile alt listelere ulaşılıp, toplam, en küçük, en büyük, ortalama.. vb. değerler elde edilebilir.

Kolay gelsin.

SQL nedir, ne değildir ?

Merhabalar arkadaşlar,

“Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz ben …” şeklinde bir cümle kurmayacağım, ben de biliyorum bu aralar tembelleştim, önceden ne güzeldi sık sık ve güzel güzel yazıyordum ama ya şimdi aradan aylar geçmesi gerekiyor, elime kalem alabilmem için :P (Duyan da gerçek yazar zennedecek :) ) Neyse bugün kü konumuz “SQL nedir, ne değildir ?”

Şimdi aklınızda şöyle bir soru olabilir “beee adam canın mı sıkıldı oturuyorsun SQL hakkında yazı yazıyorsun ?”. Olabilir diyorum ya olabilir, illa olacak diye bir kaide yok. Ben size genede nedenini söyleyeyim, memleketimin yazılımcılarının SQL ile arasının pek olmaması nedeni ile bu yazıyı yazıyorum. Açıklayıcı olması için ve gerçek örneklerle bu yazıyı yazmaya çalışacağım, gariplikler görürseniz şaşırmayın.

Öncelikle bu SQL ne değildir ? sorusuna cevap arayalım. SQL programlama dili animasyon yapımında, gelişkin matemetiksel işlemlerde veya işletim sistemi yazımında kullanılmaz, kullanan var ise hemen anlından öpeyim bitsin bu çile.

Peki nedir bu SQL ? diye soracak olursanız;
- Sadece veriler üzerinde işlem yapmak için tasarlanmıştır. Bu nedenle basit anlamda 4 adet işlemden oluşur. Bu işlemler listeleme, güncelleme, ekleme ve silmedir. (SELECT, UPDATE, INSERT, DELETE)
- Kendi kendine herhangi bir şekilde çalışamaz, veri tabanı uygulamaları tarafından veriler üzerinde işlemler yapabilmek için kullanılırlar. (Malesef tüm veri tabanı uygulamarı üç aşağı beş yukarı, ufak da olsa bir takım farklılıklarla SQL dilini destekler.)
- Sonuç olarak, SQL programlama dili veri tabanı uygulamaları tarafından derlenen ve çalıştırılan (bu nedenle veri tabanı uygulamasına göre çalışması değişebilen), sadece verilere hükmetmek için kullanılan, evrensel bir programlama dilidir.

http://en.wikipedia.org/wiki/SQL adresinden daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Hemen belirtmem gereki ki; SQL programlama dilinin bazı versiyonlarıda bulunmaktadır, veri tabanları hangi SQL versiyonuna destek verdiklerini belirtirler. Bu versiyonları biraz tarif etmek gerekir ise;
SQL-86: Bildiğimiz standart SQL cümlelerinden oluşur, herhangi bir ek yoktur. Kısaca tüm dünyanın ~%95′i sadece bu kadarlık kısmını kullanılır.
SQL-1999: Bildiğimiz SQL cümlelerinin üzerine birçok yeni özellik eklenmiştir ki saymakla bitmez, kısaca SQL programlama dilinin programlama dili olduğu versiyon bu versiyondur.
SQL-2003: Tüm bu özelliklere XML ile çalışabilme özelliği eklenmiş ve ortaya bu versiyon çıkmıştır.
SQL-2006: Artık bu versiyonda XML entegrasyonu konusunda ‘Yok artık löbran ceyms’ konumuna ulaşmış ve XQuery (XML Query Language)’de desteklemeye başlanmıştır.

Sizleri çok endişelendirmeden hemen konumuza girelim; Biz bu yazımızda sedece; SQL-86′yı inceleyeceğiz. İşe sizlere küçük bir ipucu vermek ile başlayacağız, (bu belirteceğim ipucu SELECT cümlesi içerisinde listeme sırasında veri üzerinde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı durumlarda geçerlidir) aslında ‘INSERT’ hariç tüm cümleler bir çeşit ‘SELECT’ cümlesidir tek bir farkla ‘UPDATE’ kayıtları ekrana yazmak yerine güncellerken, ‘DELETE’ ise kayıtları siler. INSERT’in durumu ise, çok vahimdir işi gücü belirtilen tek kayıdı veya SELECT cümlesi ile bulunmuş bir kümeyi tabloya eklemektir.

Örnek vermek gerekir ise;

SELECT *
   FROM Customer
-- OR
DELETE *
   FROM Customer
-- OR
UPDATE Customer
     SET Name = 'Hebele'
-- Farklı olan INSERT
 INSERT
    INTO Customer (Name)
VALUES ('Hebele2')

Yukarıda belirtiğim gibi aslında sizler SELECT cümlesini öğrendiğinizde geri kalan tüm işlemleri aşağı yukarı öğrenmiş olursunuz. Şimdi bu nedenle bizler SQL programlama dilinin en önemli özelliği olan SELECT cümlesi üzerine yoğunlaşacağız.
Hemen ikinci ipucunu verelim; SELECT cümleleri içerisinde yer alan komutlar üçe ayrılır. Bunlardan birincisi verileri süzme işlemidir bu işlem WHERE alt cümlesi ile yapılır, başka bir komut ile süzme işlemi yapılmaz. İkinci komut sıralama işlemidir, sadece ‘ORDER BY’ alt cümlesi ile yapılır. İşte işin zor kısmı listeme sırasında yapılacak işlemler için ise ‘GROUP BY, HAVING, ROWNUM, LIMIT, TOP, COUNT, MAX, MIN, AVARAGE……’ ve daha zilyon tane alt cümle kullanılabilir, tüm bunların hepsi yani WHERE ve ORDER BY haricindekiler, oluşan liste üzerinde değişiklik yapar veya liste üzerinden farklı listeler, farklı veriler elde etmeye yararlar.

Örnek vermek gerekir ise; Yeri gelmişken SQL cümleleri nasıl okunmalıdır, bunun da örneğini yapalım.

SELECT Name, Price -- Name ve Price alanlarını göster
  FROM Customer -- Customer'ın
WHERE Price < 100 -- Price'ı 100'den küçük olanların
ORDER BY Price DESC -- Price bilgisi büyükten küçüğe doğru sıralanmış olsun.
-- Peki biz 100'un altında kaç tane kayıt olduğunu öğrenmek istersek
SELECT COUNT(*)
  FROM Customer
WHERE Price < 100
-- Peki biz 100'ün altında yer alan fiyatlardan hangisinden kaç tane bulunduğunu öğrenmek istersek;
SELECT Count(*), Price
  FROM Customer
WHERE Price < 100
GROUP BY Price

Bir sonraki yazımızda SELECT konusuna daha fazla değineceğiz.

Kolay gelsin.

Ruby Değişken Özellikleri

Merhabalar,

Öncelikle bu kadar uzun bir süre yazı yazmak ilginç oluyor. Bir aydan fazla bir süredir, nokta koymadığım bu günlüğe birşeyler yazmak biraz yabancı geldi açıkcası.

Bu yazıyı yazmam için beni birazcıkta olsa gaza getiren sevgili Mehmet DURAN kardeşime buradan teşekkür etmek isterim.. şak şakk şakk şakk.. javaayyyyy diyorum sana Mehmet.. :)

Öncelikle bu yazıdaki konumuzu belirteyim; Ruby programlama dilinde değişkenlerin nasıl tanımlandığı ve değişkenler üzerinde tip dönüşümlerinin nasıl olduğu.

Ruby’de değişkenler tanımlanırken herhangi bir şekilde tip belirtmenize gerek yoktur. İsterseniz Java veya C#’da yaptığınız gibi yapabilirsiniz ama o zaman biraz ayıp olur.. yuhananırsınız.. ohaa artık diyenler olabilir. Şöyledir yani;

intValue = 5
strValue = 'Hobaaa'
arrValue = []
hashValue = {}
regValue = \.*\
classValue = MyClass.new

Öncelikle programlama dillerinde değişken tiplerinin dönüşümü ve bu tiplerin ele alınmasını iki soru altında toplanabiliriz; Bu sorular
1. Tipler arasındaki dönüşüm nasıl gerçekleşir?
2. Değişken üzerinde işlem yaparken tip önemlimidir?

Öncelikle 1. soruyu ele alalım; “1. Tipler arasındaki dönüşüm nasıl gerçekleşir?”
El cevap: Eğer değişkeninizi bir tipten öteki tipe hödöö hödöö diye gönderiyorsanız, kullandığınız dil dinamik tip dönüşümüne sahiptir demektir. Eğer hödö hödöö diye değil de, daha efendi bir şekilde (örnek: ‘String.valueOf(55)’) yapıyorsanız durağan tip dönüşümüne sahipsiniz demektir. Değişkenlerinizi bir tipten öteki tipe değiştiremiyorsanız, ohaaa sizin o kullandığınız şey programa dili değil çin işkencesi demektir.

Programlama dillerine göre dinamik ve durağan tip dönüşümüne sahip olan diller;
Dinamik: Ruby, Python..vb.
Durağan: Java(yyyy), C#….vb.

İkinci soruyu ele alırsak; “2. Değişken üzerinde işlem yaparken tip önemlimidir?”
El cevap: Eğer siz bir karakter ile sayiyi toplamak isterseniz veya benim bir değerim var ama inan ben bile bilmiyorum ne olduğunu öyle yanar dönerli birşey işte.. (Basic’den Variant, C’den void) diyebiliyor iseniz, sizin için değişkenin tipi pekde önemli değildir. Yani değişkenler ile değişken tipleri arasındaki bağlantı ‘zayıf’tır. Her değişkenin veya her işlemin tipi olmasına gerek yoktur, diyebilirsiniz. Ama dersenizki ‘hadeee canım, tipsiz tipsiz değişkenmi olur, tipli adamın tipsiz değişkeni olmaz’ derseniz, tüm değişkenleriniz ile değişken tipleri arasında ‘güçlü’ bir bağlantınız var demektir.

Güçlü: Ruby, Java(yyyy), C#, C++…vb.
Zayıf: C, Basic, Java(yyy)Script….vb.

Peki Ruby’de bunlar nasıl oluyor da oluryor diyeceksiniz şimdi; İşte böyle oluyor..;

intValue = 5
puts 5 + intValue # problem yok.
puts "5" + intValue # büüürrrstt nereye biraderr..
puts "5" * "5" # bürrsttt yok daha neler..
# bir string(a) ile numarayı(b) çarptığınızda, ruby sizin a'yi b kez tekrarlamak istediğinizi zanneder.
puts "5" * intValue # Olur, bunun ruby'de karşılığı vardır.

Kolay gelsin..!

JRuby 1.0 RC3

Merhabalar arkadaşlar,

Küçük bir yazı olacak, sadece sizlere JRuby’nin 1.0 Release Candidate 3 sürümünü duyurmak için bu yazıyı yazıyorum. Evet doğru duydunuz, JRuby takımı Microsoft’tan daha hızlı davranarak (yarış halen bitmedi, gerçi ortada bir yarış var mı onu da bilmiyorum ama :) ) RC3′de olsa 1.0 sürümünü dünyaya *nihayet* duyurdu.

Şimdi aklınızda soru işaretleri olabilir, Hemen sizlere JRuby’nin ne olduğunu anlatmaya çalışayım. Aslında sizler normal Ruby uygulamalarınızı yazıyorsunuz, çalıştırıyorsunuz..vs..vs. Fakat sonra canınız sıkılıyor, neden sıkılıyor bilmiyorum ama birden Ruby’de yazdığınız kodların Ruby’nin doğal ortamında değil de, Java Virtual Machine (JVM) üzerinde çalışmasını istiyorsunuz, nedenleriz şunlar olabilir;
- Performans amaçlı olabilir (bu konu tartışılır)
- Ruby’nin çalışmadığı fakat java’nın çalıştığı bir ortamda çalıştırmak için (Hangi ortam o ?? belki vardır, bilen varsa yazsın…)
- Müşterinizi ‘ben programı Java’da yazdım’ diye kandırmak için :)

galiba en geçerli neden bu sonuncusu :).

Ama sonuçta güzel, hoş ve desteklenmesi gereken bir olay. Ruby dili çok güzel ve akıcı bir yapıya sahip neden JVM’yi kullanmak istiyenler bu güzel dili kullanmaktan mahrum kalsınlar ki.. ciddiyim, espiri falan yapmıyorum, tamamiyle destekliyorum.

Rails kullanıcılarına önemli bir not, RoR altyapısı tamamiyle Ruby’de yazıldığı için JRuby yoluyla JVM üzerinde de dolayısı ile Java Application Server’lar üzerinde çalışabilir hale gelmiştir. Özellikle sağlam veri tabanı özelliklerini kullanan uygulamalarda bu sayede hız artışı sağlanabilir. (Henüz 1.0 RC3′ü inceleyemedim ama bazı kısıtlardan bahsediliyor fakat kesin bir şey söyleyemiyorum.)

Kolay gelsin…

Ruby ile Struct

Merhaba arkadaşlar,

Bugünkü yazımızda Struct ve OpenStruct yapılarından bahsedeceğiz. “Bu yapılara neden ihtiyacımız var ?”, “Var olan ‘class’ yapısı veya bu işlemlere benzer olan ‘Array’ ve ‘Hash’ yapılarını neden kullanmıyoruz ?”, “Bu kadar fazla öğrenmemiz gereken sınıf, yapı ve işlev varken neden bir de başımıza bu ikisi çıktı ?”, ve son olarak “Ne işimiz var kardeşim Struct ile falan, bunlar boş iş.. ne yapacan öğrenip de..!?” gibi soruları cevaplamak gerekir. Ama tüm bu sorulardan önce ben neden bu yazıyı yazıyorum onu anlatmalıyım sanırım. Bu yazıyı bu linkte yer alan bir yazıyı gördükten sonra yazmaya karar verdim. Bu yazıda blog sahibi arkadaş Ruby on Rails’de ActionMailler kullanımı sırasında kullanmış, çok da güzel kullanmış. Ben de kendi kendime ‘Ben de bunu bizimkilerle paylaşayım’ dedim. İyi ettim di mi ? ettim ettim.. :)

Hatta ve hatta çok da güzel bir snippet’da mevcut. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.

‘Struct’ ruby içerisinde yer alan ‘Class’ benzeri bir yapı, aslında Class’dan türemiş farklı bir yapı. Şöyleki normalde yeni bir ‘class’ yaratmak istediğimiz de
[ruby]
class YeniSinif
attr_reader …
attr_writer …
attr_accessor …

def …
end


end[/ruby]
şeklinde ‘YeniSinif’ı yaratır ve bu sınıftan nesneler üretmeye başlayabiliriz. Struct, sadece veri taşımak için tasarlandığı için şu şekilde bir tanımlamaya ihtiyaç duyar;
[ruby]
# Temel Struct tanımı…
Adres = Struct.new(:posta_kodu, :sehir, :ilce, :semt, :mahalle, :apt_no, :apt_isim, :daire)
[/ruby]
anlaşılacağı üzere, herhangi bir şekilde erişim belirleyicisi tanımlanamaz (private, protected, public gibi) tüm üyeler public’dir. Önemle belirtmem gerekirki, bu yeni oluşturduğum ‘Adres’ bir nesne değildir, bir sınıftır yani yeni bir türdür(type). Peki biz neden ruby içerisinde yeni bir tür(type) yaratmak istedik ? Örnekten de anlaşılacağı gibi, normal hayatta adres bilgisinde posta kodu, şehir, ilçe…vb bilgiler birbirlerinden ayrılamazlar ve mantıksal anlamda da bir birliktelikleri vardır. Elbette kullanmazsak programlarımızda çok büyük problemler çıkmaz ama bazı durumlarda bize çok büyük kolaylıklar sağlayabilir; örnek vermek gerekir ise; Struct kullanmadan adres yapısının kopyalanması;
[ruby]
yeni_posta_kodu = posta_kodu
yeni_sehir = sehir
yeni_ilce = ilce
yeni_semt = semt

…[/ruby]
peki Adres diye bir tür kullansaydık ve işlemleri bu tür üzerinden yürütseydik;
[ruby]
yeni_adres = adres.clone # Bu kadar.. :)
[/ruby]
şeklinde küçücük bir kod parçası ile bu işlemi yapabilirdik. Peki hemen aklınıza gelebilir, zaten sınıf(class) yapısı mevcut ben struct yerine class kullanamazmıyım ? Elbette kullanabilirsin, class, struct’ın yapabileceği tüm özelliklere sahip temel ve en genel yapıdır. Struct sadece verileri tutmak için yapılmış ve bu iş üzerine yönelmiş class’ın alt sınıfıdır. Yukarıda da bahsettiğim snippet incelenecek olursa, bu konu daha rahat anlaşılır diye tahmin ediyorum.

Peki “Struct sadece verileri tutmak için yapılmış ve bu iş üzerine yönelmiş class’ın alt sınıfıdır” dedik, bu veri tutma işinde bizlere hangi özellikleri vermektedir. Struct, class’lardan farklı olarak bizlere bir Array veya Hash nesnesine erişir gibi içerisinde yer alan özelliklere erişimimizi sağlayabilir. Şöyleki;
[ruby]
adres = Adres.new()
# veya
# adres = Adres.new(34300, “İstanbul”, “Fatih”, “Cerrahpaşa”, “ZZZZ ZZZ ZZZZ ZZ”, 1, “Gonca”, 18)
adres.posta_kodu = 34300
adres.sehir = “İstanbul”
puts adres[:posta_kodu] # 34300
puts adres["sehir"] # İstanbul
puts adres[1] # İstanbul
puts adres.members # üyelerin isimlerini verir.
puts adres.values # üyelerin değerlerini verir.

adres.each_pair do |key,value|
puts key.to_s + “:” + value.to_s
end[/ruby]

Bir sonraki yazımda OpenStruct’u anlatmaya çalışacağım… :)

Kolay gelsin :)